30 Ağustos'ta Şehitlikte...
En yüce mertebeye ulaşan aziz şehitlerimize
Göküyüzü pırıl pırıl,otuz Ağustos bu gün,
Şehitlikte tören var,yürekler dolu hüzün! ..
Her taraf gülistanlık,her yan cennet kokuyor,
Gözyaşları içinde herkes Kur'an okuyor...
Şanlı Türk Zaferini yazan yürekler burda,
Haçlı'nın oyunu bozan bilekler burda...
'Bir boyda dizilmişler,hepsinde ay-yıldız var,
Hizaya girmiş gibi,bu gün de ayaktalar! ..'
Can verenler yan yana,vatan millet uğruna,
Komutanı ile eri,girmiş koyun koyuna! ..
Dua ve şükran bizden,az gelir şanlar size,
Yüce Rab'bim müjdeler,cennetini sizlere! ..
Eri ile erbaşı hepsi birer kahraman,
Size olan borcumuz,ödenmez hiçbir zaman...
Yetimler mermerlere sevgi ile dokunur,
Kitâbelerde tek tek,kahramanlık okunur! ..
Okudukça taşları,yüreğimiz eriyor,
Huzur ile karışık,tatlı hüzün veriyor! ..
Hemen hemen her başta,yazar:'Vatan sağ olsun! '
Binlerce selam dua,ruhlarınız şad olsun! ..
30 Ağustos 2005 Edirnekapı Şehitliği
Dursun Elmas
30 Ağustos Kutlu Olsun
Hiçbir ulusun dünya eşkiyalığına soyunma hakkı yoktur...!
Türkiye'nin zaferi haketmiş onurlu insanları;
Yurtta sulh,Cihanda sulh....
30 Ağustos Zafer Bayramımız hepimize kutlu olsun...!
Naci Kasapoğlu
30 Ağustos
Santim santim savunduk
Bir milim bile gerilemedik
Vücudumuzla siper olduk
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Bölük bölük bölündük
Bin parçaya ayrıldık
Ciğerlerimizi patlattık
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Sırtımızdan hançerlendik
İçimizden haince satıldık
Kurtlar sofrasına atıldık
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Ekmeksiz, susuz kuruduk
Urbasız, potinsiz kaldık
Yüreğimizle silah olduk
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Savaşmaktan yorulmadık
Düşmana aman vermedik
Omuz omuza kenetlendik
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Dualarla yaradana sığındık
Ulu Önder'e güvendik
Kitabımıza sıkıca sarıldık
Yılmadık, asla yıkılmadık
Cennet vatanımızı koruduk.
Ve...
Bugünlere ulaştırdık.
(Şehitlerimiz)
(29.08.2005)
Burhanettin Akdağ
30 Ağustos Düşü
Donduruyorum tertemiz güzelliğini denizlerin,
El-ele vermiş dostlukların minderinde,
Sarılıp kenetlenmiş yüreklerimizi,
Donduruyorum sevdamızı en güzel yerinde.
Donduruyorum kuş seslerini dallarda
Çiçek açmış erik ağacını yeşilinde,
Çocuklarımızı oyuncaklarıyla baş başa,
Donduruyorum seni,gel diyen sesinde.
Donduruyorum yurdumun Atatürk kokan yıllarını,
İnsan güzellikleri yüklenmiş yüreğimde.
Kelebeklerin kanadını,denizlerimin menevişini,
Donduruyorum içli bakışlarını gözlerimde.
Donduruyorum omuz-omuza 30 Ağustos sabahlarını
Yırtıyorum kapkara düşleri dişlerimle,
Kaldırıyorum şerefli bayrağımı yukarı-yukarı,
Donduruyorum kalelerin yücesine-yücesine.
Donduruyorum ki gün gelecek, haydi diyeceğim;
Sileceğim yeryüzünden kirleri-pasları,
Fidanlarımız yeşerecek,Ata'm gülecek elbet,
Donduruyorum ki gün gelecek, salıvereceğim.
Sadettin Deren
30 Ağustos Zafer Bayramı
Hakkında
Türk tarihi zaferlerle doludur. Ama 30 Ağustos 1922'de zaferle sonuçlanan Dumlupınar Savaşı, Türk ulusunun yeniden dirilişidir.
Malazgirt Savaşı'yla (1071) 26 Ağustos'ta Anadolu'nun Türklere kapıların açan kahraman ordumuz; Başkomutanlık Meydan Muharebesi'yle de Anadolu topraklarının Türk Vatanı" olduğunu önünde durulmaz bir iradeyle düşmana ispatlamıştır. Ve yine ulusumuzun iradesiyle Cumhuriyet kurulmuştur.
Atatürk, ünlü "Nutuk"unda Kurtuluş Savaşı'nı anlatır. Her Türk yurttaşının okuması gereken Nutuk (Söylev)'da Atatürk savaşa nasıl hazırlandığımızı da anlatmaktadır.
O'ndan öğrendiğimize göre: Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı ve İnönü Savaşları kahramanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa büyük bir gizlilik içinde taarruz planlarını hazırlarlar.
1922 Ağustos ayında Türk Ordusu taarruza geçmek için, Kurmay heyeti'nce karar verilir. Mustafa Kemal, İsmet Bey, Fevzi Çakmak ve diğer paşalar ile kurmaylar; savaşı yönetmek üzere Kocatepe'ye gelirler.
26 Ağustos sabah, saat 05.30'da Türk topçu birlikleri Afyon'un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başlar. Ardından piyadeler hücuma geçerler. Planlandığı gibi Büyük Taarruz devam eder ve düşman gerilemeye başlar, bozguna uğrayarak ikiye ayrılır.
30 Ağustos'a kadar düşman ordusu çembere alınır. 30 Ağustos sabahı, 1. Ordu ve avcı hatlarını ile 4. Kolordu'yu denetleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa; saat 14.00'da Aslıhanlar yakınındaki "Komuta Karargâhından taarruz emrini verir. Dumlupanır'da ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" komutunu verir. Yunan Başkomutanı General Tikopıs dâhil çok sayıda esir alınır.
Şahlanan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir'e kadar kovalar. 9 Eylül 1922 günü Türk Ordusu İzmir'e girer. Batı Anadolu'yu yakan yıkan düşman kuvvetleri canlarını zor kurtararak, geldikleri gibi gemilere binerek giderler.
30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı'nın yazıldığı gündür.
Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu'na şükran ve minnetlerimizi sunarken, ulusumuza da Zafer Bayramı kutlu olsun...
|