.::Siirleri.Net::.
Şiir Dünyasina Hoşgeldiniz!
.:: Deprem Haftası Şiirleri::.
Yaşanan Zelzeleler

17 Ağustosta deprem felâketini
Ailecek Gölcük'te gördük biz de yaşadık.
Şimdi de vurdu yine Pakistan Milletini
9 Ekim İkibin beşte sanki biz vardık.

Allah merhamet etsin,yaşayan başka anlar
Unutulmuyor asla geçse nice zamanlar,
Felâketi görüp te içinde yaşayanlar
O günlerine döner, o günlerini yaşar...

Bazı öyle olaylar anlatmakla yaşanmaz,
Tarife imkân olmaz onu yaşayan bilir,
İşte tüm felâketler yaşanır,anlatılmaz
Acılarla doludur,yıkan bir aşk gibidir...

Depremin Göçleri

Yağmur yağıyor sokaklara camımda yağmur damlaları
Sesini şırıltısını duymak rahatlatıyor beni
İzlemek görmek ferahlatıyor sakinleştiriyor sanki
Oysa depremi hiç sevmedim ben sevemedim
Dolaştığım zaman üstümü başımı çamur leke eden yağmuru sevdim
Sesini sevdim derken sallanıyor derprem oluyor patlamayla deviren
Alıp başını giden evleri binaları yıkıyor onlarca insan evsiz sokaklarda
Ağaçları sokuyor ormanları yıkıyor adeta bir afet üzüyor kahrediyor yok ediyor beni
Bir sessizlik oluyor başlarken bu sesizligin bitimi içinde bağırmalar ağlamalar cığlıklar
geliyor kulagıma
Üzülüyorum sinirlendiriyor deli ediyor beni bu
Bir bebek ağlıyor anası babası yok tek başına kalıyor
Bir çocuk koşuyor kaçıyor korkudan olsa gerek
Bir ana evini sıcak yuvasını arıyor çaresiz
Bir baba elleri kolları bağlı isyan ediyor kaderine
Çileli hayatına verilen acı yaşadığı binaya eş
Yıkılan yaşamına yanıyordu besbelli oysa zengin olan zarar vermedi
Deprem yaşamını çocuklarını varlığını almadı elinden hiç bir zaman korkutmadı
O günden sonra yağmurun degil depremin göçlerini ister oldum
Ben eziyet eden sallanmayı degilde yağmuru sevdim yağmurda beni sevdi zaten
Hiç ayrılmadık

17 Ağustos Depremzedeleri

Ne zaman bir zelzele duysam
Boğazıma bir hıçkırık takılır
Yatağımda uykum geceye bölünür
Gözlerim saate takılır
Sabahın öksüz çocukları
Gelir peşime takılır
Depremzedeleri soran olmaz
Buruk bir acı yüreğime takılır

Ne zaman bir virane görsem
Acı feryatlar çağırırım
Devlet adamı biçare
İşte o zamane aldanırım
Seslenirim duyan olmazsa
Beddualar çağırırım
Yaban ellere koydunuz diye
İşte o zamane ağlarım

Kaç yıl geçti aradan
Başımızı ellerimize alıp
Hiç düşündük mü
Felaket bizi sormadan
Her gece imane gelip
Kendimize sorduk mu
Eski tas eski hamamı
Öksüzü dulu bulmadan
Müzelere taşıyıp
Düşündürdük mü

Deprem Haftası Hakkında

Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.
Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.
Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.
Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.

DEPREM NEDİR?


Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına "DEPREM" denir.
Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.
Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına "SİSMOLOJİ" denir.


Yer Kabuğu Hareketinin Şematik Anlatmı


DEPREMİN DİĞER ÖZELLİKLERİ:

Bazen büyük bir deprem olmadan önce küçük sarsıntılar olur. Bu küçük sarsıntılara "ÖNCÜ DEPREMLER" denilmektedir. Büyük bir depremin oluşundan sonra da belki birkaç yüz adet küçük deprem olmaya devam etmektedir. Bu küçük depremler "ARTÇI DEPREMLER" olarak isimlendirilir ve büyük depremin oluş anına göre bunların şiddetinde ve sayısında azalım görülür.

Copyright © 2005 Tüm Hakları Saklıdır.